Reklam


Motosiklette Sürüş Pozisyonu


Motorunuzun üstünde nasıl oturmanız gerektiğini anlatmaya çalışmak kimilerine göre patronluk taslamak olacak ama biraz sabır ile belki de sürüş dinamiğinizi tamamen değiştirecek ipuçları yakalayabilirsiniz. Tecrübeli sürücüler bile bu basit konudan pozitif çıkarımlar edinebilir.

Motor üstünde nasıl oturmanız konusunu gözden geçirmeyi sadece laf olsun diye önermediğimize dikkat çekmek istiyorum. Yanlış oturuş sonunda motorun sürüş karakteristiği tahmin edebileceğinizden çok daha fazla bozulabilir veya doğru konumlanamadığınız için istediğiniz sürüş tekniklerini başarıyla uygulayamıyor, kendi kendinizi sınırlıyor olabilirsiniz. Motorun her hareketi sizin konumuzla doğrudan bağlantılı olduğundan, bu konuda vakit harcamak yararınıza olacaktır.

Motor kullanımı, hangi hızda ve sertlikte olursa olsun, altınızdaki makinenin tipinden bağımsız olarak, fiziksel bir olaydır. İleri de anlatacağımız tüm kullanım tekniklerinin temelinde doğru oturuş pozisyonu yatar. Nasıl oturduğunuz, başınızı ne şekilde döndürdüğünüzden (akıcı kullanım için en önemli etken) tutun da frenleme, gaz kontrolü ve dönüşlere kadar etki eder.

Dirseklerin hafif kırık olması başarılı motor kontrolü için hayati önem taşır. Düz kollar ve kilitlenen dirsekler motorun doğal dengesini bozar, üst gövdeye gereksiz yük bindirir, hızlanma ve frenlemede gaz kontrolünü imkansız hale getirir. Kırılan dirsekler sayesinde kolunuzun arka tarafındaki kaslar bir nevi süspansiyon görevi yapar. Alt gövdeden gelen yol titreşimlerinin koldan geçerek gidona ve gaz koluna gelip sürüşünüzü bozmasını engeller.

Kolların kilitli tutulması motorun doğal dönme hareketine de direnç teşkil eder. Dirsekler kırık değilken gidonu itecek yer kalmayacak, motoru yatırmak için bütün üst gövdenin dönmesi gerekecek böylece motorun dengesi bozulacaktır. Bunun haricinde kolları dirsekten bükmenin bir başka yararını başınızı döndürürken görürsünüz. iyi bir dönüşün temel kuralı viraj çıkışına bakmaktır. Bunun için de döneceğiniz taraftaki omuzu düşürüp başınızı çevirmelisiniz. Bunu yapmadığınız takdirde kaskın çenesi omuz başınıza çarpacak, başınızı ancak 90 dereceden daha düşük açılarda çevirebileceksiniz. Dirseğiniz ne kadar kırık ise, omzunuzu o kadar rahat düşürebilir, dar dönüşlerde gideceğiniz yeri daha iyi görebilirsiniz.

Motor üstünde ne kadar rahat ettiğiniz, kullanımınızı birinci elden etkiler. Rahatsız sürücü, dikkati dağılmış sürücüdür. Etrafına ve motoruna gerektiği kadar hakim değildir. Ayrıca sürüş için gerekli olan fizik kondisyona sahip olmak da bu yüzden önemlidir. Bunu derken, demir kütlelerini oradan-buraya savurmalı veya maraton koşmalısınız demiyoruz. Sadece motor kullanmama aralıklarını kısa tutmalı, sürüş sırasında ihtiyaç duyacağınız kasların tembelleşmesinin önüne geçmek lazım.

Kalçanızı öne doğru itmek otomatikman belinizi dik duruma getirir. Normalde kullanılmayan bu kaslar ilk başlarda biraz ağrı yapsa da uzun dönemde sizin yararlı olacaklardır. Öne gelen kalça sayesinde üst gövde gidona yaklaşıp hareket serbestisi sunar. Ayrıca bu konum uzun vadede sırt ağrıları çekmenizin de önüne geçer. Kalça öne çıkınca, sırt ve karın kasları beraber çalışarak ani frende depoya kapaklanmanızı veya sert ivmelenmede gidona asılmanızı önler. Buradaki asıl amaç, hassas gaz ve gidon kontrolünün her türlü bozucu dış etkenden yalıtılmasını sağlamaktır.

Bacakların hangi konumda olduğu, üst gövde kadar olmasa da önemlidir. Pek çok sürücü sele üzerinde durmadan hareket ettiğinden, bacaklarının konumunu sürekli değiştirdiğinden akıcı sürüş için ayakların nerede duracağına fazla dikkat etmez.
yine de ayak topunun (tabanın parmakların hemen arkasına denk gelen yeri) ayaklıklara konulmasında fayda vardır. Böylece hareket serbestliğiniz artacaktır. Bu konumda gövdenin sele üzerinde konuşlandırılması kolaylaşır, dönüşlerde ayaklıklara ekstra güç uygulanabilir ve sert ivmelenmede vücudun arkaya kayması bacaklardan alınan destek sayesinde zorlaşır. Tek dezavantaj, vites değişimi ve arka fren için ayağın hareket ettirilmek zorunda olmasıdır, ancak hemen herkes getirilerinin karşısında bunu önemsemez.

Gergin, rahatsız sürücü motorun doğal denge konumu ile sürekli bir savaş halin dedir. Bu yüzden motor kullanırken kendi kendinize vücudunuzun konumunu gözden geçirmelisiniz. Rahatsızlık, gerginliğe yol açar. Sürüş psikolojinizin bozulmasına neden olur. Eğer gövdenizin kasıldığını hissediyorsanız, ya oturma konumuzda bir rahatsızlık vardır ya da kafanızın içinde sizi huzursuz eden bir düşünce dolaşıyor kendinizi %100 sürüşe vermenizi engelliyordur. Gerginliğiniz arttıkça, rahatsızlığınız da artar. Konsantrasyon eksikliği baş gösterir. Sürüş tutarlılığı kaybolur.
Özellikle uzun yol kullanımında sürüşünüz tehlikeli bir hal almaya başlar. Bu kısır döngüyü kırmak tamamen sizin elinizdedir. Yeter ki gerekli uyarıları okumayı bilin. Çözüm olarak, zaman zaman hızınızı düşürün; ne kadar gergin olduğunuz hissetmeye çalışın; oturuş pozisyonunuzu gözden geçirin; yorulduğunuzu hissediyorsanız bir sonraki mola yerine kadar beklemekte ısrarcı olmayın. ilk fırsatta vücudunuzu ve aklınızı dinlendirin.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.